Cocuk Tiyatrolari – Gercekten cocuklar icin mi?

Yazacaklarimi genellemek istemiyorum asla. Genellemenin her turlusune karsi bir insan olarak, kendimde ayni yanlisa dusmek istemem. Dolayisiyla yazacaklarimi sadece bir ornek uzerinde yogunlastirip, diger tiyatrolarin bu ornek gibi olmadiklarini umarak yaziyorum…

Somestir tatili olan su son iki haftada cocuklar icin AVMlerde, sinema ve tiyatrolarda oldukca fazla etkinlik vardi. Acikcasi kizimdan cok ben memnun oldum, onun hosuna gidecek ve ortak zaman gecirecegimiz saatler arttigi icin.. Iste tam da bu sebeple bu hafta sonu icin iki tiyatroya bilet aldim: Biri Disney’in (Frozen) Karlar Ulkesi filminin basarisindan faydalanmak amacli devam olarak yazilmis “Prenses Anna’nin dogumgunu” tiyatrosu, digeri de yine Disney produksiyonu olan ‘Rapunzel’. Bu yazida “Prenses Anna’nin dogumgunu” tiyatrosu uzerine yazacagim.

KarlarUlkesiTiyatro

Basliga bakarak ve cizgi filmi belki de 10 kere seyretmis, butun sarkilarini kizimla soylemis ve hatta kizina evde dans ederken eslik etmis bir anne olarak belki de biraz fazla bilgili gittim bu tiyatroya. Serinin orjinali degil de ayni karakterlerin kullanildigi bir turev oldugunu bildigimden bu tiyatroda beklentim cocuklarin zaten tanidiklari/sevdigi karakterlerle gecirecekleri bir dogumgunu partisinden fazlasi degildi. Yani oyle cok buyuk beklentilerle gitmemistim tiyatroya, tum istedigim kizimin keyifli vakit gecirmesi ve bir dogumgununun parcasi olmasiydi – ozellikle de yakinda gelecek dogumgununu sabirla beklerken tam da zamaninda gidilecek bir tiyatro diye de dusunmustum kendi kendime.. Ancak tiyatro beklentilerime cevap vermedigi gibi beni hayal kirikligina ugratti.

Oncelikle tiyatro ana oyuncu olan Kralice Elsa’nin sirti donuk bir sekilde dogumgununu pastasina bakarak ‘Emin degilim, emin degilim, sahiden boyle mi olmali, pirasaya mi benzeseydi’ falan gibi on tane cumle kurmasiyla basliyor. Erkek oyuncu surekli pastadan bir parmak almak istiyor. Kralice Elsa’nin kizkardesi olan Prenses Anna karakteri nedense surekli ciglik atan, bagirip cagiran bir karakter olarak yazilmis senarist tarafindan. Kralice Elsa kizkardesine hediyeleri alelacele veriyor (hediyeler hediye paketi yapilmamis bile) ve kizkardesinden tesekkur bile almiyor. Sonra Elsa hasta oluyor, seyreden cocuklara eger kizkardesi sorarsa hasta oldugumu soylemeyin diyor ve nitekim kizkardesi Anna seyirciye sordugunda masum cocuklar yalan soylemek zorunda birakiliyor. Sonra Anna, Elsa’ya surekli bagirip cagiriyor neden ilac almiyor diye ve sonunda erkek oyuncunun ‘yaptigi’ ilaci almak zorunda kaliyor Elsa. Bu arada erkek karakter (Christophe) Anna’ya evlenme teklif ediyor ve Anna’nin onu bir oldurmedigi kaliyor (pesinden kovalayip tava ile vurmalar da dahil)! Sonra Anna kendine yapilan keki yere atmaya calisiyor, derken bunlarin hepsinin Elsa’nin bir hayali ya da ruyasi oldugunu ogreniyoruz!! Tabii cocuklar bunun ne kadarini anliyor bilmiyorum.. Aralarda calinan muziklerden bazilari orjinal ingilizce Frozen sarkilari, bazilari Turkce dublaj yapilmis olanlar. Ingilizce olanlarda karakterlerin sozleri bilmedigini soylememe gerek yok tabii..

Oyunculari elestirmek istemiyorum, ne de olsa onlar ne yazildiysa ve hangi duygu yerlestirildiyse senaryonun icine onu vermeye calistilar, ancak senaristi elestirmeden gecemiyorum. Maalesef cocuklara vermek istenen mesajlar bagirti, cagirti ve cigliklarin arasinda kaybolmustu. Hatta yanlis sonuc olusturabilecek hareketlerin alti cizilmisti oyunda.

Daha da ilginci bir dogumgunu partisi izlemedik ki! Butun yukaridakilerin yerine, kocaman bir masanin etrafinda ne bileyim guzelce tabaklarin yerlestirildigi, meyve suyu icen, kekini yiyen, dogumgunu sarkilari soyleyen, sonra paketlenmis hediyelerini acan ve onlari ‘paylasan, dans eden, eglenen’ karakterler olsaydi inanin daha egitici ve ogretici olurdu cocuklar icin.. Hatta cocuklardan bazilari sahneye davet edilip, belki oyunun bir parcasi yapilabilinirdi (onun yerine Prenses Anna cocuklardan bazilarinin patlamis misir’indan yedi!)

Yani boyle dostlar… Cocuk oyunu deyip gecmemek lazim. Oyle onemli ki cocuklarimiza hangi mesajlari verdigimiz ve hangi araclari kullandigimiz bu mesajlari verirken.. Onlarin o ogrenmeye hazir beyinlerine neden ‘evlilik teklifinin dayak gerektiren birsey oldugu’, ‘hastaliklarin birbirinden saklanmasi gerektigi’, ‘yalan soylemenin normal oldugu’, vb yanlis mesajlar yazalim daha simdiden.. Neden bunun yerine daha sakin, ama daha egitici/ogretici oyunlarla onlarin yaraticiliklarina renk katmayalim..

Dilerim gerekli kisiler (ozellikle senaristler ve tiyatrolarin bize ulasmasinda emegi gecenler) duyar ve anlar derdimizi..

Kocaman sevgiler…

Advertisements

One response to “Cocuk Tiyatrolari – Gercekten cocuklar icin mi?

  1. Pingback: Cocuk tiyatrolari – ‘Alis ve Mavis’in isiltili dunyasinda kaybolduk | her zaman anne·

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s