2 Yas Sendromu – 4: Kriz Durdurma Teknikleri

Merhabalar,

2 Yas Sendromu yazi dizisinin ilk 3 yazisini asagidaki linklerde bulabilirsiniz:

Bu serinin bu son yazisinda aglama/bagirma/kendini yere atma/tekmeleme/oyuncaklari firlatma gibi krizlerde (tantrum anlarinda) ne gibi teknikleri kullanabilecegimizi incelemek istedim.

Oncelikle, krizleri basitce 4 ana gruba ayirmak mumkun:

  1. Fiziksel kaynakli huzursuzluga bagli krizler
  2. Yapmak istedigi seye izin verilmedigi durumlarda olusan krizler
  3. Bize anlatmak istedigini anlamadigimiz (dolayisiyla anlasilmadigini hissettigi) krizler
  4. Cevre kaynakli (Kiskanilan kardes, sevilmeyen akraba, vb. rahat hissetmedigi ortamlarda olusan) krizler

Kriz oldugu anda kafamizda bu tip bir siniflamadan hangisine yonelecegimizi bilmek isimizi kolaylastirabilir. Ozellikle ilk kategorideki krizleri anlamak icin anne/babanin kendi kendine soracagi sorular daha belirgin:

  • Cocugum ac mi?
  • Susuz mu?
  • Alti islak mi?
  • Karni agriyor olabilir mi? Hasta mi?
  • Sekerli birseyler yedi mi?

Bunlardan birinin cevabi evetse, zaten kriz nedeni ortaya ciktigindan, bir an once amaca yonelik davranmak akillica olur. Cunku bebisin karni acsa biz ne desek kar etmez, onun kucucuk midesi butun beynini ele gecirmistir zaten 🙂

Ilk kategori disindaki krizler icin durum biraz daha farkli ve cok sayida teknik kullanabilecegimiz halde kesin cozumu hicbiri garanti etmeyebilir 🙂 Tabii ki “garanti degilse denemeye degmez” diyemeyiz, ne yapalim kucuk kelebeklerin bu duygu firtinalarini dindirmek bize dusuyor ne de olsa…

Hadi hep birlikte bir bakalim kriz sirasinda kullanilabilecegimiz sihirli dokunuslarin neler olduguna.(Kullandigim butun kaynaklari her zaman ki gibi Kaynakca’da bulabilirsiniz.)

  • Anlasilmak: Cocugumuza onu anladigimizi gostermeliyiz. Onaylasak da onaylamasak da ne dedigini anladigimizi cumlelerle ifade etmeliyiz. Hatta cogu zaman cocugumuza bize soyledigi cumlenin aynisini soylemek o kadar ise yarayabiliyor ki!
  • Olumlunun gucu: ‘Hayir’ demek yerine alternatifini kullanmaliyiz. ‘Hayir, disari cikamazsin’ yerine ‘Istersen su oyunu oynayabilirsin simdi. Disari baska zaman cikariz’ gibi.
  • Mantik: ‘Oyle yaparsan, boyle olur’ gibi sebep sonuc iliskisi kuran cumleler onun icin mana ifade etmeyebilir henuz. ‘Koltugun uzerine cikarsan dusersin’ cumlesi dusunce basina nelerin gelebileceginden habersiz minikler icin oyle manasiz kaliyor ki.
  • Rehberlik: Kriz anlarinda onun hep yaninda oldugumuzu, aglasa da, bagirsa da onu hep sevdigimizi bir sekilde gostermeliyiz. Bunu olculu yapmamiz gereken durumlar olabilir. Ornegin, etrafina zarar veren, kucuk kardesini isiran, ya da tabaklari kiran cocugunuza kizdiniz (tabii olcusunde). O da size tepkiyle aglama/bagirma krizine girdi. Boyle bir durumda “tamam canim onemli degil” deyip onun yaptigini onemsizlestirmek dogru olmaz tabii. Yapmamiz gereken yaptiginin yanlis oldugunun uzerine bastirirken ona ozur dileme sansi tanimak. Cunku ne yapip da durumu duzeltecegini bilemez oluyor bebisler ve kendilerini duygularina birakiveriyorlar boyle durumlarda. Benim en cok kullandigim ‘yanlislikla’ sozu bu durumlarda. Once yaptiginin yanlis oldugunu soyleyip, sonra ‘Aa, bunu sen yanlislikla yaptin degil mi? Hadi o zaman temizleyelim de pis kalmasin’  ya da ‘kardesini opelim de gecsin’ gibi cumlelerle ona yaptigini tamir etme sansi veriyorum kizarken. Ne olursa olsun sadece kizmak ya da kizip sonra onun ozur dilemesini beklemek asla ise yaramiyor. Kelebeklerin her durumda bizim rehberligimize ihtiyaci oldugunu hep hatirlamamiz gerekiyor..
  • Yer degisikligi: Kriz anlarinda yer degisikligi ise yarayabilen bir yontem olabiliyor. Tabii ki krizin nedenine gore degisiklik gosterebilir (parkta kalmak isteyen bir cocugu kriz aninda baska yere goturmek muhtemelen krizi asmaniza yardim etmez), ancak cocugun kendi toparlamasi icin bir firsata ihtiyac duydugu anlar icin anne, babanin cocugunu alip birebir konusabilecegi bir ortam hazirlamasi yine de kullanilasi tekniklerden biri. Ozellikle cok tetikleyicinin oldugu ortamlarda (isik, ses, insanlar, renkler, vb) cocuk bir sebepten kendini duygu firtinasina esir ettigi an, bu tetikleyicilerin az oldugu bir ortama cekmek (AVM’lerin lavabosu, cafenin arka tarafinda bir masa gibi) ve duruma orada mudahele etmek cozume daha hizli gitmeye yardimci olabiliyor.

IMG_0363

  • Kucaklama: Gercekten bazen kelebegin tek istedigi, basedemedigi duygulari sizin omzunuza kucuk gozyasi damlalariyla akitmak oluyor. Inanin oyle durumlar oluyor. Hatta belki bizim icin de gecerli bu. Eminim bazen biz de sadece aglamak istiyoruz oyle onemli bir sebebi olmadan, ya da incir cekirdegini doldurmayan nedenler yuzunden. Dolayisiyla nedenini anlamadigimiz durumlar icin bu da denenebilecek ve inanin asla zarari olmayacak bir teknik 🙂
  • Yaninda sessizce oturma: Bu da yukaridaki gibi nedensiz aglamalar da ya da diger kriz durumlarinda onun yaninda oldugunuzu gosterip, ama duruma mudahil olmayacaginiz mesajini veren bir teknik. Bu teknigi tek basina kullanmak tehlikeli olabilir, cunku sizin onu anlamadiginizi dusunebilir. Dolayisiyla bu noktada dikkatli olmaliyiz.
  • Sartli geri cekilme: Bazen kelebegimize direttigimiz durumun o kadar da mantikli olmadiginin farkina variriz. Birkac gundur gorsel araclardan uzak olan cocugumuz iPad ile 1 saat gecirmek istese dunyanin sonu olmaz, ama belki ters tarafindan kalkan taraf bu sefer biz oldugumuzdan ‘Hayir’ cumlesini oturtuveririz hemen. Durumun gereksizligini ve biraz fazla kati davrandigimizi ancak kriz ani basladiktan sonra anlariz belki. Iste boyle zamanlar icin cocugumuza “aglarsam, ‘hayir’i ‘evet’e cevirebilirim” mesaji vermemek adina sartli geri cekilme uygulayabiliriz. “Once yemegini ye, sonra iPad’i alabilirsin” ya da “hadi bakalim, once odani toplayalim, sonra iPad ile oynayabilirsin” gibi.
  • Hayal dunyasini kullanma: Biz kizimin hayal dunyasina perileri sokmustuk bir sure once – Bunun hakkinda ayrica yazacagim, o nedenle cok ipucu vermek istemiyorum 🙂 . Periler bizim eve hep kizimin uyku saatinde ugruyor. Biz de bunu ozellikle uyku saatine yakin gelisen krizlerde kullaniyoruz. Cunku genelde bu krizlerin kaynagi yorgunluk oldugundan ne mantiksal cumleler ise yariyor ne bekleyip durumun gececegini ummak (cunku bekledikce daha da yorgun olup daha da artiyor siddeti krizin.) Bu nedenle boyle zamanlarda, olan olaya konsantre olmaktansa “aaaa, saat 9 olmus, periler gelip senin odana bakacak, sen yoksun diye gidecekler” diyorum. Inanir misiniz %80 ise yariyor 🙂 Hayatinda asla peri gormemis kizim neden agladigini unutup periler icin kosturarak gidiyor yatagina 🙂

HappyButton

  • Sevinc dugmesi: Bu teknigi kullanmak icin once onun asla ‘hayir’ diyemeyecegi bir aktivite belirlememiz gerekiyor. Suluboya, oyun hamuru, parka gitmek, vb. Eger kriz, ceza durumu gerektiren, bir yeri/seyi/birini bilerek incittigi bir durum sonucu olusmadiysa bu teknigi uygulayabiliriz. Cunku eger durum en azindan yanlisi anlamasi gereken bir durumsa sevinc dugmesine basmak tabii ki yanlis mesaj verecektir. Boyle zamanlarda maalesef 20 dakika boyunca aglasa bile yapacagimiz en iyi sey muhtemelen yukarida bahsettigimiz sessizce yaninda oturmayi denemek. Sevinc dugmesi ise, ozellikle sebebi belli olmayan aglamalarda ise yarar ve kelebegimize neden agladigini unutturup, o hayir diyemedigi aktiviteye yonlendirir.
  • Secenek sunma: Bu teknik de ozellikle yemek, kiyafet, oyun secimi gibi durumlarda ise yariyor.Biz bunu sik sik kullaniyoruz.

15523_346213478903004_2607892445181144617_nEger onun icin kiyafet secip getirirsem, buyuk ihtimalle begenmiyor (begense de kendi sectigi olmadigindan giymem diyor.) Desem ki “gel birlikte secelim”, bu sefer secenekler arasinda boguluyoruz ya da mevsime uymayan kiyafetlere kayiyor gozu 🙂 Ben de iki secenek sunuyorum her seferinde. “Bu mu, bu mu” deyince once “istemiyorum” dese de akli birine kayiveriyor. Yemek konusunda da ise yariyor bu. Sanirim boyle secenek sunarak, serinin ikinci yazisinda bahsettigim, tercih hakkini ona transfer etmis oluyorum, o da ozgurlugun verdigi gucle sakinlesiyor..

  • Gormemezlikten gelme: Kelebegimiz bir yanlis yaptiginda eger kulak arkasi edebilecegimiz bir yanlis ise (‘oyuncagini suraya koy’ dedik ama koymadi gibi), gereksiz kriz olusturmamak adina gormemezlikten gelmek dogru secenek olabilir. Benzer sekilde, nedensiz aglama/bagirmalarda da duymamazliktan gelmeyi deneyebiliriz. Ancak, ozellikle kriz ani deneyeceksek bu teknigi, bunu yaparken yine de onun bize ulasabilecegi, bizi gorebilecegi bir yerde olmaliyiz. Diger bir deyisle, yanlislikla “ben seni umursamiyorum, aglarsan agla” mesaji vermemeye ozen gostermeliyiz. Kizim, cok sukur, buyuk oranda atlatti bu sureci, ama yine de arada bir -bana gore gereksiz, ama ona gore duygu bosalimi olan- aglamalari olabiliyor. Boyle durumlarda diyorum ki “Guzel kizim, biliyorsun, aglayinca yapmiyoruz biz bunu, sen anneye haber ver aglaman bitince yapalim” ve onunla ayni odada baska birserylerle ilgileniyorum. Sanirim cok kere tekrar ettikten sonra o da benim davranis mekanizmami anlamis olsa gerek ki agliyor, agliyor, sonra yanima gelip “tamam, aglamam bitti” diyor. Boylece ne ben bos yere nefes tuketiyorum ortada olmayan sorunu cozmek icin, ne de o gereksiz yere uzatabiliyor 🙂

Bu tekniklerin bir ya da birkacini birlestirerek daha sistematik metodlar da gelistirilmis. Bunlardan birkac tanesine bu yazida da yer vermek istiyorum.

Harvey Karp metodu

220px-Dr_karpAmerikali cocuk doktoru Harvey Karp’a gore 2 yas sendromuna giren kelebeklerimiz tipki ‘Tas Devri’ cizgi filmindeki ‘Bambam’ karakteri gibiler (ve hatta o muhtemelen bu karakterin bu devre yas cocuklara bakilarak yazildigini dusunuyor ). Diger bir deyisle bizim kelebeklerde biraz magara adamligi devrine ait karekter ozellikleri bulunuyor. Soyleyeceklerini tam anlatamamaktan muzdarip, modern hayatin gereklerinden (kibarlik, gerektiginde sessizlik, toplum kurallarina uyma, vb) bihaber , biraz umarsiz, biraz da basina buyruk. Iste bunlarin hepsi birlesince , cikiyor ortaya bir 2 yas sendromlu kelebek 🙂

Bu nedenle Dr. Harvey Karp diyor ki cocuklarimizla onlarin anladigi dilden konusmaliyiz ki bizim onlari anladigimiza kanaat getirsinler. Bu dilin adina Toddlerese diyor, doktor, Ingilizce’de bu yastaki cocuklara verilen ‘Toddler’ sozunden ureterek. Diyor ki, bu dilin uc ozelligi var: Kisa cumleler, tekrarli cumleler ve cocugun enerjisini yakalayan cumleler. Soyleki, ornegin cocugumuz disari parka gitmek istiyor ama hava yagmurlu. Biz hayir gidemezsin dedigimiz noktada onun tek dusundugu hala parka gitmek istedigi. Doktor diyor ki cocugunuza henuz “Guzel kizim hava yagdigi icin gidemeyiz” gibi sebep-sonuc iliskisi sunan cumlelerle gelmeden once onu anladiginizi gosterin. Gosterirken de “Kizim, parka gitmek istiyorsun, degil mi, parka gitmek istiyorsun sen” gibi kisa ve onun dedigini tekrarlayici sekilde cumleler kullanmamiz gerektigini soyluyor doktor. Bu cumleleri soylerken ki sesimizin tonu da cocugumuz kadar bagiriyor olmasak da onun enerji seviyesini yakalayacak sekilde olmaliymis. Boylece once onun mesajini aldigimizi gosterir cumleler, daha sonra kendi mesajimizi verir cumleler kullanmaliymisiz..

Harvey Karp hakkinda arastirip bir de videolarini seyrettikten sonra gecenlerde bunu kizim uzerinde test etmek nasip oldu. Sevinsem mi uzulsem mi..Kizimla yuzmeye gittik. O da seviyor yuzmeyi ben de – iki balik burcundan baska ne beklersiniz 🙂 Yuzen ordekler, kopekler, dinozorlar her turlusu var bizde.. Bir de batan folk baliklarimiz var. Bunlar da nefes egzersizleri icin birebir.. Suyun icine batan folk’u once kelebegim suyun altindan almak istemedi “Tamam dedim, onemli degil, burada birakiriz, belki baska arkadaslar alabilir yuzerken”. Hic icine sinmedi hanimefendinin. Oraya gitti yok, buraya gitti yok, aklinda kaldi o batan folk. Sonunda batti aldi onu, havuzun kenarina koydu. Bir muddet sonra ben “aa dedim bu folk, yalniz kalmis”, tuttum onu attim diger yuzenlerden birinin yanina.. Yine aldi bizimkisi dalip, ancak bu sefer dedi ki “Bunu icine atmiyoruz, bu asagi gidiyor” 🙂 Akilli kerata. Tabii ben durmadim, birkac dakika sonra yine attim. Ama bu sefer oyle bir sok oldu ki batan folka bakarken, bir baktim gozunden yaslar geliyor, “ama anne atmiyoruz dedim” diye soylenmeye basladi ve birsey yapmazsam krize dogru kayiyoruz.. Aklima geldi Karp’in metodu, hemen dedim ki “Guzel kizim, ayyy, asagi gidiyor degil mi? Asagi gidiyor? Hay Allah, ne yapacagiz? Hay Allah, unuttum ben yine, ayyy”. Bir de halimi gorseniz sanki dunya basima yikilmis gibi numara da cekiyorum. Kelebek sustu, bana bakti, saskin, ama duygularinin bende de karsiligi oldugundan emin (yasasin!), “Tamam, ben alayim simdi, ama bir daha atmiyoruz” dedi 🙂 Bu tabii kucucuk bir olay anne/baba olarak yasadiklarimiz yaninda ama yine de boyle cabuk 180 derece donebildigimize sevindim..

Dikkat dagitma (Distraction) metodu

Dikkat dagitma metodu, bizim bebisten istedigimiz seyler olunca degil de onun istedigi ama bizim hayir dedigimiz durumlarda ise yariyor. Soyleki, kelebegimize “Yemek zamani” dedigimiz de ve o “Hayir” dediginde (ki cok sefer diyecek!) biz tutup da onun dikkatini dagitamayiz, cunku ortada yapmasini istedigimiz bir durum var. Ancak, kelebek ille de televizyon seyretmek isterken, biz onun sevdigini bildigimiz bir baska aktivite onererek dikkatini dagitip ilk istedigini unutturabiliriz.

Neyseki ozellikle daha kucukken, kelebekler unutmaya yatkin oluyor, yeter ki istedikleri ve sevdikleri baska birsey yerine gelsin.

Acikcasi benim siklikla uyguladigim ve uygularken de icimden bolca kahkaha attigim bir aktivite. Neden diyeceksiniz? Cunku bebislerin aklini bir yerden alip da diger bir yere gotururken onlari izlemek, gozlerdeki yaslarin yavas yavas kayboldugunu gormek, kafasinin biraz karistigina sahit olmak, sonra da istediginiz noktada arabayi durdurup bebisin aklini orada indirmek sahiden keyif verici. Dikkat dagitirken en cok kullandigim eskiden yasanilan ya da yasanilmayan ama uydurulan bir olaya referans gosterme. Ornegin, televizyon seyretmek istiyor hanimefendi, ama uyku saatine yaklasti zaman, ya da o gun seyretmesin – ne de olsa bir onceki gun seyretti diye dusunuyoruz. Basliyorum eskilerden dem vurmaya “aaa pembe kelebek hatirliyor musun bir kere ne yapmistik, hani kar yagmisti, parka gitmistik, sonra yolda kartopu oynamistik, sonra yururken ayak izi birakmistik yerlere, sonra usumustuk, birlikte bir yere gittik, orada sicak salep icmistik degil mi ?  aaa salep ister misin? yine icelim mi?” Inanir misiniz bu cok ise yariyor!! Once onun aklini alip eskiye goturup, eski anilarda dolastirip, dolastirip sonra salepte,suluboyada, oyun hamurunda ya da o sirada benim de katilabilecegim baska bir aktiviteye getiriyorum. Onerdigim seyi ne kadar sevip sevmedigine bagli olarak bazen tamamen unutuyor o ilk ‘hayir’ dedigimiz aktiviteyi, bazen de cook sonra geliyor aklina.. Onerim, neyle dikkat dagitacaginizi onceden planlayin – cunku bebisler kucukken eline baska oyuncak verince dikkat dagiliyor, ama buyudukce boyle daha farkli senaryolar gerekiyor 🙂

Mola ( Time-out / Naughty corner ) metodu

naughty-corner-wall-sticker-wall-art-decal-1-818x460Mola, kelebeklerin birine ya da birseye zarar verici davranislar icine girdiginde kullanilan tekniklerden biri. Mola teknigini uygulamaya baslamadan once bir mola yeri secmeliyiz. Bu yer, kelebegin normal sartlarda kalmayi tercih etmeyecegi bir yer olmali. Istenilmeyen, kirici bir davranis sirasinda cocugumuzu uyarip, davranis devam ederse (ve muhtemelen geri adim atmadigi durumlarda) kelebek mola yerine goturulur ve orada durmasi gerektigi soylenir. Isin ilginci aglasa da bagirsa da karsi ciksa da kelebekler o noktada duruyorlar sahiden! Yaslarina gore ayarlanan mola zamani (2 yasindaysa 2 dakika, 3 yasindaysa 3 dakika, vb) dolar dolmaz gidip onlara kisaca neden orada olduklarini soyleyip mola yerinden cikariyoruz. Mola sirasinda onemli olan belli bazi noktalar:

  • kucuk kelebegin bizi gorebilecegi bir yerde olmaliyiz
  • kucuk kelebegin kizginliginin/sebepsiz aglamalarinin bizde herhangi bir kizginliga neden olmamasina ozen gostermeliyiz
  • mola zamani bittikten sonra “soyle yapmasaydin, boyle olmazdi” gibi cumlelerle uzatmamaliyiz olanlari
  • kucuk kelebegi mola yerine yanlis yaptigi olayin hemen sonrasinda goturmeliyiz (“su bulasiklari yikayayim da sonra ugrasirim” yapamayiz maalesef 🙂 )

Biz bu mola teknigini kizim daha 18 aylikken kullanmaya basladik. Itiraf etmeliyim ki bazi zamanlarda dogru kullanamadik: onun ozur dilemesini bekledik (ki mola aslinda sadece dusunme yeri, bu yasta bebisler ozur dilemeyi bilmiyor henuz), sureye saygi duymadik, cunku maalesef kriz devam ediyordu, bazen de bizi goremeyecegi sekilde baska odaya gittik (ki bu da cok yanlismis, cunku o yasta henuz guven duygulari oturmus olmuyor). Eminim bize getirileri de olmustur, ancak simdi geri donsem belki de diger teknikleri daha sik kullanirdim ve mola teknigini minimuma indirirdim diye dusunuyorum.

——————————-

Iste boyle dostlar.. Bircok teknik var elimizin altinda. Buna ragmen kelebeklerin yine de bizi zorladigi durumlar oluyor. Butun bu tekniklerden daha da onemlisi su bence: Anne & baba olarak ayni cizgide olmali, ayni davranis bozukluklarina ayni tepkiler vermeli, aramizda ya da kendi icimizde celissek dahi bunu kelebege gostermeden kendi aramizda halletmeliyiz ki kelebek yanlis hareketlerine karsilik olarak bizden hep ayni tutarli davranislari gozlemlesin.. Boylelikle anne ya da babadan birini siginak olarak algilamasin, ya da birgun yanlis diye ogrendigi bir hareketi ertesi gun tepkisiz kalindigi icin dogru sanmasin..

Dilerim faydali olabilecek bilgiler bulmussunuzdur bu yazida da..

Kocaman sevgiler…

KAYNAKCA

  1. http://talkingtotoddlers.com/parenting-tips-free-video
  2. http://www.parents.com/toddlers-preschoolers/development/behavioral/reasons-to-love-terrible-twos/#page=4
  3. http://www.mayoclinic.org/healthy-lifestyle/infant-and-toddler-health/expert-answers/terrible-twos/faq-20058314
  4. http://www.whattoexpect.com/toddler-behavior/terrible-twos.aspx
  5. http://www.kidspot.com.au/Toddler-Behaviour-Toddler-tantrums-taming-the-terrible-twos+5973+27+article.htm
  6. http://www.drgreene.com/qa-articles/terrible-twos/
  7. http://www.positiveparentingsolutions.com/terrible-twos
  8. http://www.positiveparentingsolutions.com/parenting/toddler-behavior
  9. http://childdevelopmentinfo.com/ages-stages/toddler-preschooler-development-parenting/terrible-twos/
  10. http://childdevelopmentinfo.com/development/stop-that-screaming-dealing-with-tantrums/
  11. https://www.youtube.com/watch?v=-HQz4nOsqyg
  12. https://www.youtube.com/watch?v=lrxBKvV1p-A
  13. https://www.youtube.com/watch?v=aZPiwZrilGM
  14. How to deal with tantrums : https://www.youtube.com/watch?v=zqKv6g9GBtE
  15. http://childdevelopmentinfo.com/adhd-add/five-foods-negatively-affect-childs-mood/
  16. http://kidshealth.org/en/parents/childs-growth.html
  17. https://en.wikipedia.org/wiki/Harvey_Karp
  18. http://www.babycenter.com/0_time-outs-how-to-make-them-work-12-to-24-mo_12252.bc
  19. http://www.parents.com/toddlers-preschoolers/discipline/time-out/successful-time-out-tactics/
  20. http://www.parenting.com/article/discipline-time-out

RESIM KAYNAKCA

  1. Mutluluk butonu: chooseauthenticity.ca
  2. Harvey Karp resmi: https://en.wikipedia.org/wiki/Harvey_Karp
  3. Naughty corner resmi: www.littleozkidsfdc.com.au
Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s